KemalistizBiz
Eylül 05, 2010, 04:53:37 ÖS *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: HAYATTA EN HAKİKİ YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR FENDİR...M. Kemal Atatürk
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Türkiye’de Neler Olmuyor?..Bölüm -2 Kısım -10-  (Okunma Sayısı 60 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Cessur Demirali GÜRSU
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


« : Haziran 02, 2010, 05:25:13 ÖS »

alıntı : http://www.cessurdemiraligursu.net.tr/
Türkiye’de Neler Olmuyor?..

Bölüm -2-

Kısım -10-

Beyin Fırtınası
Washington Ankara Hattı
02 Haziran 2010
Saygın okurlarım,

23 Mayıs 2010 tarihinde son yazımı sizinle paylaşmıştım ve “Önümüzde 38 gün kaldı hadi tükürüğe boğulmamak için gayret gösterin arkadaşlar…” diye mesaj vermiştim…

Ne yazık ki Önümüzde şu anda 28 gün kaldı senaryolar hızla irdelenip yerli yerine konuyor, bu konmalar o kadar hızlı yapılıyor ki kimin dost, kimin düşman olduğu belli olduğu halde halkımıza bunlar belli edilmiyor…
Evet, arada on gün geçti bu on gün yaklaşık 240 saat içinde MOSSAD ne yapmıştı ve ne yapacak ve Türkiye’de Neler Olmuyor?

Biraz şu MOSSAD’ı tanıyalım…

MOSSAD anlamı (İbranice: 'Ha-Mossad le-modi'in u-le-tafkidim meyuhadim') denen bizlerin anlayacağı gibi İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü isimli İsrail gizli servisinin kısa adıdır. Bu servis A.B.D tarafından desteklenerek görünüşte kısaca göstermelik icra etmek anlamına gelebilen Sembolik olarak denilen on iki casus olayıyla kurulan Mossad resmi olarak 18 Eylül 1947 Perşembe gününde kurulmuştur…
Hatırlarsanız sizlere hep olayların hafta sonlarına denk geldiğinden bahsetmiştim işte yine öyle bir günde kurulmuş olan A.B.D’nin orta doğudaki Amerikan Gizli Servisi CIA uşaklarından başka bir şey olmayan ufak kardeşi Mossad…

Bu uşak kardeşin Merkezi Tel-Aviv'dedir, laf aramızda bizim de MİT Ankara’da ve yeni müşavir atandı ve Amerikan sistemine geçiş yapılacakmış mış hayırlısı olsun…
İşte senaryonun asıl can alıcı noktası mış mış müşavir değişiyor saldırılar başlıyor mış mış..

Uyusun da büyüsün Ninni tıpış tıpış yürüsün pış pış...

Biz zaten biliyoruz bu mışları ve pış pışları Türkiye’de Neler Olmuyor? Diye soruyoruz kendimize…

Biz uşakların olduğu MOSSAD’a dönelim geleceği bu günden görmenin zevkini yaşayalım evet, MOSSAD 5000'e yakın personeli olduğu bilinmektedir, bu personeller son derece bulundukları ülkelerin dillerini kendi dilerinden daha iyi bilmeleri ile ünlüdür…

MOSSAD bir ünleri daha vardır ki buda A.B.D den izin almadan kısaca CIA izin almadan hiçbir operasyon yapamazlar.

Bunu yanında MOSSAD, CIA gözü kulağı olan bu merkez kendi içerisinde de bölümlere ayrılır.

Bu bölümler tabii ki CIA gözetimi altında faaliyet gösteriler…

Bir bölümü de kısaca Stratejik siyasal ortamı hazırlama ve uygulama bölümüdür bu bölüm CIA den izin alınarak devletlerin siyasal, ekonomik, potansiyel güçlerini kontrol etmek için sızma ve yok etme işlevini görürü tıpkı Türkiye’de olduğu gibi çalışmalar yapar…

Mossad soğuk savaş döneminde yukarıda da belirttiğim gibi CIA gözü kulağı olmuştur, bunu yanında Rusya’ya en yakın olan Türkiye’ye de göz kulak olma vazifesi verilmiştir…

Yurdumuzda olan yakın tarihimizde sağ, sol olaylarını tezgahlayan ve silah sağlayan merkez CIA gözü kulağı olan Mossad dan başkası değildir…

Bunu yanında bizim ülkemizin jeolojik ve sosyolojik yapısı dolayısı ile etnik kökenleri bölmeye yönelik faaliyetlerini de zaman içinde yapmıştır bunları yaparken kökenleri ayrımcılığa yatkın olan köpekleri eğiten veya eğitimine yardımcı olan PKK terör örgütünü bu hale getiren ve de Yunan Rum, ermeni lobisini Türkiye aleyhine güçlendiren merkez CIA gözü kulağı olan Mossad dan başkası değildir…

Benim bu yukarda belirttiğim olguları yalayacak bir kişi veya bir kurum çıkarsa inanın çok sevinirim, fakat bunu yapacak babayiğit daha doğmamıştır, yalan söyleyen ve yanları ile şimdiki hükümeti başa getiren, ve sonrada işlevi bitti diye başka oluşumlar hazırlayan kişi ve kurumlara ne kadar güvenilir sizin anlayacağınız gibi söyleyeyim, bizim bizden başka dostumuz yok..

Gelelim İskenderun ve gemi saldırısına buda bir senaryonun parçasıdır…

Bu söylediğim cümleyi de yalanlayacak biri çıkarsa anlını karışlarım ve ayaklarını öperim…

Şehitlerimizin kanı kurumadan yine şehit haberleri alıyoruz, açılım yapıp anaları ağlatıyorsunuz, sonra Anayasa kurallarını değiştirmek için mağdur pozisyonuna giren bu sanal hükümeti kim destekliyor MOSSAD inanmıyorum inanamıyorum bu olayda böyle kapanacak çünkü bu hükümet gecekondu mahkemesi yaparak köpekleri başı boş bıraktı şimdi toplamaya uğraşıyor, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu denir, hapisten çıkarıp meclise sokan bu ortama getiren kim arkadaşlar, unutmayın bu Cumhurbaşkanını bu devletin başına getirenler kimler şimdi mağdur oyunu oynayan kişiler kimler oyun içinde oyun var ben artık günü güne yorum yapmıyorum, çünkü bir sonraki gün bir önceki günü aratıyor ve zaman yaklaştıkça ortam geriliyor, ben bu ortamı daha fazla germek istemiyorum, dostlar ban soruyorlar sen buları biliyorsun da niye susuyorsun?... Hayır, dostlar ben susmuyorum ben uyarıyorum ama uyarırım yaptırım bu milletin bu ülkede yaşayan vatandaşlarımın, karar onların benimki bir uyarı ya kölelik, ya özgürlük…

Önümüzde şu anda 28 gün kaldı senaryoların tamamlanmasına yalnız yaklaşık 672 saat kaldı saniyeler hatta saliseler aleyhimize işliyor son derece dikkatli olmamız gerek bir zaman diliminde yaşıyoruz saygın okuyucularım…
Ülkeyi sarsan sanal olmayan sanal ortamdan üretilen ülkeye yayılan sex skandalı….

Hem de kim, ana muhalefet partisi başkanı, Deniz Baykal ha, buna ağlar mısın güler misin?

Ortalığı karıştırıp ülkeyi çıkmaza sokmaya çalışanların bir oyunu daha halkın tepkisini ölçmenin bir yolu daha…

Bakın iktidarı değiştirmek istiyorsanız istihbarat olarak ne yaparsınız biliyor musunuz?..

Ya sevilen bir lideri infaz edersiniz…

Ya da karşı muhalefet veya iktidardaki liderlere iftira atarsınız mağdur duruma düşürdükten sonra gerek senaryoları gerektiği biçimde hazırlarsınız ve davranış analizi yaptığınız lideri baskı veya hiç zorlamadan istifaya yolar yeni bir oluşum denetimli olarak kurarsınız…

Bir başka bakış açısı ile iktidarda kalmak için bu tür oyunlara başvurarak arkada yapılan asıl senaryolardan halkın haberinin olmamasını sağlarsınız…

İşte o zaman o seven kesim hemen o liderin etrafında olur veya oluşumu değiştirmek için olur gibi gösterilir…

Dikkatli olalım ülke elden gitmeden bir şeyler yapalım Bir aydan da az vaktimiz kaldı…

Geçmişte yanı 13 Aralık, 2009 neler yazmıştım hep beraber hatırlayalım…

O günler yaş mı da kurumu davası sürüyordu…

Komplo teorileri hızla ilerliyordu…

Ben komplo teorisyeni uzmanı, nede şifre çözücü uzmanı olmamakla birlikte mesleğim gereği bu komplo teorileri ve şifre çözücüleri ile de iç içeyim…

Hedef saptırmak ve de hedef yanıltmak hatta hedef yapmayı hiç sevmem…

Bu uzman komplo teorisyenleri ve şifre çözücü uzmanları yeterince yanlış bilgilerle halkımızı oyalıyorlar…

Buna rağmen teorilerim doğru çıkınca inanın, siz okuyucularımdan daha fazla üzülüyorum, keşke haksız olsaydım diyorum çoğu zaman…

Ama birde beni destekleyen bu Komplo teorileriler olmasa ben herhalde bu işte olmazdım diye de düşünüyorum…
Üst taraftaki yazımda olduğu gibi şimdi hesap yok…

Komplo teorisi de yok kendi kendime yaptığım hesaplara bakacağız yanlış veya doğru bunları beraber analiz edelim…

Yazımda yaptığım hesaplardan çıkan rakamları analiz edeceğim, günümüz ve gelecekte olası olayları bir nebze irdeleyip çözmeye çalışacağım…

 

Çıkan rakamlar şunlardı: 0, 1, 2, 3, 7, 8, 9…

0.1.2.3.7.8.9 rakamları dün şunu gösterdi…

Sıfır noktası, bir numaralı adamı işaret ediyor bu şimdiki Türkiye Cumhurbaşkanı akşam saatlerinde  tehlike  atlattığını düşünürsek benim kızgınlıkla acele yaptığım hesaplarda haklı veya haksız olduğum sizlerin kararı..

Sonra sayın denilen Bülent Arıç’a sözde suyukast iddiası ile kozmik odaya savcı sokulması…

Sonuçlar doru idi belki yöntemde acele ettim…

İsterseniz öz eleştiri gibi algılayın fakat ben yazımın arkasında duruyorum ve de acele etmeseydim belki bu sonuçlara da ulaşabilir daha anlaşılır fikirlerle karşınıza çıkabilirdim…
Anlayana rakamlar öyle şeyler söylüyor ki bilemezsiniz dostlar…

Aynı benim çözümümden sekiz ayrı çözümü daha var…

Siz Dostlarıma bunlardan birini yukarıdaki Beyin Fırtınası - Washington Ankara Hattı – yazımda güncel çözümü olarak anlattım…
Çözümü olan matematiksel denklemin sonucu, bir zehirli çözerdi de vardı…

O yazımda zehri içmeden uyardım zannederim…

Uyarılarım yerine ulaşmış zannediyordum ama olmamış dostlar…

Yine bu çözerdi aynı tasa konuyor ve bunu içende içirende aynı bunu yiyende…

Buda 0,1,2,3,7,8,9 rakamlarına tekamül ediyor nasıl mı?..

Saat yedi - sekiz arası [ on dokuz yirmi arası]  12.12.2009..

O yazımda üzerinde durdum rakamlar ise 0,1,2,3,7,9…

Bu rakamlar ise ( 07.12.2009)  yedinci gün  on kinci ay iki bin dokuz sene, yedi şehit üç sağ insanı ve 11 mahkeme kişilerin ifade ediyordu..

Diğer bir bakışla 0,1, 2.3.7.8.9 yedi rakamda oluşsan Komplike Kombinasyon ise şunları gösteriyor:

Bu rakamların bazılarını sırsıyla ayıralım böyle daha iyi bu Kombinasyonla daha rahat analiz edebiliriz 0,1,2,3 dört rakam önce bunlar; tersten ve düzden bir rakamı alalım bunlar 3,0 olur..

Bu rakamlar  yani 3,0 otuz oluyor, 13 Aralık, 2009 günümüzde bağısız milletvekili oluşumu..

Geriye kalan üç rakam kalıyor olar 7,8,9 rakamları;  önceki rakamlar hatırlayalım 0,1,2,3 idi..

Şimdi ise geriye kala rakamlar ile önceki rakamların arasındaki oluşuma bakalım…

Rakamların birinci rakamın alalım önceki rakamların son rakamın alalım, bular 3,7 oluyor, yani otuz yedi oluyor…

Buda bize otuz yedi siyasetten ihraç edilen kişi ve bir aparman numarası, tesadüf değil bilinçli olarak alınmış numaralar bence…

Birde 0,1,2,3 rakamları benim için çok daha önem kazanıyor bakın şöyle ki; bu rakamların bize dediği şu şimdiki oluşumu açıklıyor…

Baştan üçüncü rakamı alın buda 2 rakamı 13 Aralık, 2009 günümüzde iki milletvekili ihraç edildi ve partinin grup kurma olasılığı bitirildi, 13 Aralık, 2009 günümüze ve de ileriye yönelik tehditler var bu rakamlarda…

Bu rakamlardan faydalanarak birçok tehdit gelebilir, buların bazıları yapılacak olan tehditler, bazıları gözdağı vermek için oluşturmuş tehditler olasıdır…

Yukarıda belirttiğim sıfır noktası bir numaralı adam misali, bu olgu tahmin ettiğim kadar soruşturma aşamasında, bu soruşturma nereye kadar gider, bu soruşturma muhtelif yorumlara bağlı olmasına rağmen düşünce gücümü zorluyor fakat düşünmeden de alamıyorum kendimi, Cumhurbaşkanını geçeceği güzergahta tamda o sırada gaz boşaltımıma kim izin verdi ve ne sebeple bu olayın oluş biçimi gündeme nasıl getirildi?…

Bu olay birilerine yanış yapma veya yapılan bir yanlış sonucu yine birilerine birileri tarafından  gözdağı vermek içimi yapıldı?..

Olası bir kaza değip ölüm olsa ve bu olay ölümle oluşsa idi kaza denip böylemi yansıtacaklardı, güzergah kontrolünü kim yaptı bu kontrol mekanizması nasıl ve ne şekilde işliyor, nasıl bir koruma kollama işlevi yapılıyor dostlar, tasfiye işlemi böylemi başlayacaktı?…

Öte yandan Bire 0.1.2.3 rakamları Komplike değişik biçimlerde algılayıp çözüme kavuşturabiliriz…

İlerde neler olabilir ve bu rakamlar ne anlam gelebilir bunları çözmekle zaman kazanmış olabilir miyiz yoksa bu zaman kaybımı?…

Cevabını ileriki yazılarımda hep beraber veririz şimdi size bu Komplike Kombinasyonları örneklerini sunuyorum karar sizin…

13 Aralık, 2009 yazımdan alıntı…

1.   01, 02, 03, 12,10 saat, dakika, biten yıl ve önümüzdeki yıl boyunca ay mı, yıl mı intihar mı, suikastlarımı yeni parti senaryolarında oynanacak rolü üslenen kişi sayısı mı veya hepsini mi işaret ediyor?…

2.   10, 20, 21, 23, 30  saat, dakika, biten  yıl ve önümüzdeki yıl boyunca gün mü intihar mı, suikastlarımı yoksa bazı il ve ilçelerin plaka veya benzer bir simgesizimi yeni parti senaryolarında oynanacak rolü üslenen kişi sayısı mı veya hepsini mi işaret ediyor?…

3.   32, 31, 30 saat, dakika,  biten yıl ve önümüzdeki yıl boyunca olası bir terörist saldırıda yaralı veya can kaybını mı yoksa bazı il ve ilçelerin plaka veya benzer bir simgesizimi, yeni parti senaryolarında oynanacak rolü üslenen kişi sayısı mı veya hepsini mi işaret ediyor?…

Yukarıda verdiğim örnekler doğrultusunda sizde bu teoremi geliştirebilirsiniz ve de göreceksiniz ki bu 0,1,2,3 rakamları ilerde ülke yönetimini etkileyecek veya halkımızı çıkılmaz bir yola sokacak rakamlardır, bu rakamlar şifre olarak her gün birilerine birileri tarafından değişik biçimlerde, değişik ortamlarda söz veya ima yolu ile ( yazılı medyada satır sayıları kelime sayıları gibi) görsel medyada ( reklam ve magazin programlarında medya söylenen veya söyletilen kelime sıraları gibi ), internet (giriş sıralamaları ve mail sonuç sıralamaları gibi), dinleti yapılan medya organlarında Dj’Lerin konuşma ve verdikleri müzik yayınlarının kelime toplamları ve hesaplanması gibi) panolara asılan reklam alanlarında kelime sıklıkla mesaj vermek için kullanılıyorlar…

Bu arada 7,8,9 da unutmayın ve son derece yazdıklarınıza ve ima etiklerinize kontrolü yaklaşın, kontrolsüz güç güç değildir dostlar..

Zamanımız çok değeli saniyelerle ölçülecek bir durumdayız, artık yanlışlığı düzetecek zamanımız kalmadı…

Ya bu işi bu memlekette bitireceğiz ya burada köle olarak yaşayacağız…

Kimseye güvenmeyin, tek kendinize ve halkınıza güvenin çünkü sizi tek koruyacak olan o bölünmeyen ve özgürlükten taviz vermeyen Türk halkı siz ve birliğimizi koruyacaktır, Türkün Türk’ten başka dostu yoktur, her ne olursa olsun, her tarafımız sarılmış bile olsun, biz birlik olalım, aman umudu ve Türk olduğumuzu unutmayalım…

Siyasi görüşünüz ne olursa olsun lütfen birlikten kopmayın bizi yenmek isteyen düşmanlarımıza boyun eğmeyin, önlerinde eğilmeyin, fikriniz ve düşünceniz ne olursa olsun karşı düşünceyi sabırla metanetle dinleyin o zaman oda sizi dinlemeyi öğrenir, siz kızmadıkça veya ne kadar agresif olduğunuzu tespit etmek için sizin üzerinize gelenleri sabırla dinlerseniz o zaman karşı görüşe 1-0 galip gelirsiniz siz siz olun her tür provakatorlerin oyununa gelmeden provakator olmayın çünkü hayatta en kolay şey insanı insana düşman etmektir bir söz bir davranış hemen  provakatorlerin işlerini kolaylaştırır, sizler traktör olmaya bakın ve onları fikirlerinizle ekin, sonradan bakacaksınız ki ektiğiniz tohumlar bir gün fidan verecek ve de ülkemiz daha mutlu yarılara gidecek, son derece sakin ve vakur olun…

İşte benim yazdığım yazılar ve günümüzde yani 10.05.2010 tarihinde bir istifa…

Saygılarımla..

Bölüm Sonu…

Rogg & Nok Genel Yayın Yönetmeni…

Cessur Demirali GÜRSU
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.252 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu
Eskişehir Web Tasarım